
Acaba ben "şu beşlerce yıldır taşıdığım doku ve sinir torbası olan ben" bir canlının nöronu muyum? Yoksa benim, nöron arkadaşlarımın, çağdaşlarımın ve atalarımın keşfetmeye çalıştığı evren benim gibi bir bilinçsiz canlının bilinçsiz bedeni ve bilinci miydi?
Galiçya'da, Sibirya'da varlığını kaybedenler neydi o zaman? Onlar hücre kardeşliğinin isimsiz birer kurbanları mıydı? Peki Zeki Müren, David Gilmour, onlar da mı? Ya Ay fatihleri, onlar da komşu dokulara musallat olan, hastalığa sebep mutant hücreler miydi?
Ya benim hücrelerim, onlar beni ne sanıyor? Mideme, ne isim taktılar? Andromeda? Supernova? Samanyolu?